Azıksız çıkmıştım hayat yoluna
Endişe etme yürü dedi gitti
Bakar oldum hep sağıma soluma
Hep önüne bak yürü dedi gitti
Hikmetini sormuştum gafilâne
Okuma yazman yok mu dedi gitti
Neyi dedim nasıl dedim cahilce
Bir bilene sor, öğren, dedi gitti
Emaneti sordum, nedir o diye
Dağa sor da söylesin dedi de gitti
Varlığı yokladım, yokluk içinde
Yoklukta varlığı bul dedi gitti
Ya aşk ya merhamet ya sevgi dedim
İşin sırrı orda gör dedi gitti
Hak hukuk adalet terazi dedim
Vicdanın sesidir, dedi de gitti
Ömrün harmanını yele verdim de
Yelden ne kazandım ? kâr dedi gitti
Bu yalan dünyayı mesken tutsam mı?
Hakikat yoluna var, dedi gitti
Zamanın çarkına kapıldı gönül
Biraz da sebat et, dur dedi gitti
Ayrılık şarkısı söyler bu bülbül
Kuşlar gibi yuva kur, dedi de gitti
Yoruldum diyerek çöktüm diz üstü
Gayret kuşu ile uç dedi gitti
Açıldı önümde dünyanın süsü
Cevherini kalpten seç dedi gitti
Gönül defterini dürüp büktüm de
Sözün doğrusunu ver, dedi gitti
Kırıldı kollarım, gücüm tükendi
Sabırla menzile er, dedi gitti
Zaman bir nehirmiş, akar derine
Damlalar okyanusta var dedi gitti
Korkular sinmişken garip tenime
Korkuyu aşk ile sar, dedi gitti
Yollar uzun imiş, menzil pek ırak
Şüpheyi kalbinden sil, dedi gitti
Karanlık gecede yıldızlara bak
Güneşi bağrına al, dedi gitti
