Güneş uyanır yavaşça, doğa derin bir nefes alırken,
Ilık bir rüzgâr esintisi, tenimi usulca sararken.
Kırların ortasında, çiçeklere gizlenmiş bir an,
Sanki bana gülümsüyor, o süslü, ahşap keman.
Uçuşan nağmeler var, baharın sıcak kucağında,
Tatlı bir caz ritmi vuruyor, papatyaların arasında.
Neşe doluyor içime, huzur sarmış her yanımı,
Doğanın o eşsiz sesi, çalar en güzel şarkımı.
Mavi, pembe, sarı renkler, hafifçe dans eder rüzgârla,
Toprak kokusu birbirine karışır bu taze baharla.
Tellerinde geziniyor meltem, sessiz bir melodi gibi,
Günün bu tatlı cazı, kalbime süzüldü, geldi.
Uçuşan nağmeler var, baharın sıcak kucağında,
Tatlı bir caz ritmi vuruyor, papatyaların arasında.
Neşe doluyor içime, huzur sarmış her yanımı,
Doğanın o eşsiz sesi, çalar en güzel şarkımı.
Bir esinti, bir fısıltı... ağaçların serin gölgesinde,
Zaman durmuş sanki bu sabah, notaların ahenginde.
Huzur bir şarkıdır şimdi, kuşların sesine karışan,
Neşeyle salınan yapraklar, bu salınıma alışan.
Evet, bahar geldi...
Keman susmaz, çiçekler solmaz bu tatlı masalda.
Sadece sen, ben ve doğanın kendi cazı...
Rüzgâr esintisi... ve uçuşan nağmeler...
