Mehtap sulara değmiş, gümüşten bir iz,
Sahilde adımlarım, loş ve kimsesiz.
Her yer uykuya dalmış, rüzgâr uyumuş,
Sessizliği bozuyor, dalgalar yavaş yavaş.
Uzakta bir saksafon, ağlıyor kumsala,
Karışır martı sesi, bu yorgun masala.
Gecenin kollarında, yarım kalan hayalim,
Uyanır içimde, saklı hislerim.
Ah mehtap... Ah hayallerim...
Puslu kumların üstü, gölgelerle dolu,
Kalbimde ritim tutar, denizin tuzlu suyu.
İçimdeki ezgiler, ufka yelken açar,
Gecenin serinliği, ruhuma ışık saçar.
Uzakta bir saksafon, ağlıyor kumsala,
Karışır martı sesi, bu yorgun masala.
Gecenin kollarında, yarım kalan hayalim,
Uyanır içimde, saklı hislerim.
Ah mehtap... Ah hayallerim...
Ne zaman denize baksam, sırları fısıldarım,
Mehtabın gölgesinde, bitmez ki hayallerim.
Dalgalar alıp gider, savrulan anıları,
Beklerim usul usul, doğacak yarınları...
Martılar susarken...
Dalgalar durulurken...
Bir ben, bir mehtap...
Ve bitmeyen hayaller...
