Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Şubat 2026 Cuma

Hakikat sofrası...

İlim meclisine gelen cahile,
Nefes tüketmeye değer mi söyle?
Aklı esrik gönlü fukaralara,
Selâm ver  sen yeter, ilim neyine?

Cevahir sunsan da bilmez kıymeti,
Kendine yük eder her bir hikmeti.
Boşuna harcama sen o nimeti,
Söz gümüş olsa da sükûtu yeğle.

Güneş doğsa bile görmez kör gözü,
Kışa esir olmuş baharı, güzü.
Mânâdan anlamaz, çiğdir her sözü,
Uğraşma boşuna, bırak hâline.

Hakikat sofrası çölde açılmaz,
Nasibi olmayan vaha bulamaz.
Kurumuş ağaç meyve vermezki
Su verme boşuna onun köküne.

Sözün hikmet olsun, kelâmın inci,
Lâkin her bir kulun farklı bilinci.
Cahille yarışmak en büyük sancı,
Harcama nefesin,  dön sen özüne.