Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

25 Şubat 2026 Çarşamba

Ârif suskun, baykuş öter


"Çok tevazu gösterene cahil nasihat eder
İlmin bir şerefi var, olma cahilden beter"
Edep ile tevazu, bir ince çizgidedir,
Kadrini bilmeyene, eğilmek beyhudedir.
 Vakarını koru ki, ilmin lekesiz kalsın,
Zira cahil elinde, elmas dahi sadedir.

Arifsen ölçülü ol, haddini bilmez nâdan,
Sen sükût ettikçe, pay alır o fiyakadan.
Gül dikeniyle güzel, derya dalgasıyla sert,
Âlim ilmiyle vakur, cahil kibriyle sarhoş

Eğilme mahluklara, kula kulluk yaraşmaz,
Kendi kadrini bilen, haddini asla aşmaz.
Haya imandan ama, zillet başka bir derttir,
 Zalim, mazlum sustukça, zulmünde hiç yorulmaz

Bataklığa dikkat et, balçığa girme sakın,
Dili zehirden acı, zira nankör olanın, 
Hürmet eyle edebe, lakin izzetin koru,
Kula minnet eylemek, yükü olur insanın.

Suyu çok verirsen gül, boğulur da kururmuş,
 İnsan haddi aşınca, kibri içe vururmuş.
Sen değerini bil ki, âlem de kıymet bilsin,
Aynayı sırlayana, sırlar dahi gururmuş.

Cahile baş eğersen, kendini sultan sanır,
 Sustuğun her saniye, haklılığa inanır.
İlmin izzeti varken, sönük kalma boş yere,
Sen tevazu ettikçe meydan nâdana  kalır.

Muhtaç olma kimseye, sana ışığın yeter,
Gereksiz bir tevazu, zilletten daha beter.
Sen susarsan ey ârif, orda baykuşlar öter,
İlmin de şerefi var olma nâdandan beter.