Yüz bin liralık kehribar tesbihle
Tesbihat yapmakla övünen gafil
O lüks sofralardan fırsat bulup da
On tane fakiri doyurdun mu hiç?
İpekten seccade serersin yere
Gözlerin takılır yaldız mindere
Dönüp de bakmazsın hiç gariplere
Bir garibin elinden tuttun mu hiç?
Gümüşten imame, altından koza
Kibrinle gezersin şu tozlu arzda
Borçluyken daima sünnete, farza
Gönül sarayını dolaştın mı hiç?
İpekten kaftanlar, altından saat
Sanma ki geçilir bu yolla sırat
Hakk’ın divanında asıl saadet
O kibrini yerlere serdin mi hiç?
Kâbe’ye gidersin, ihram içinde
Gözün kalır elin ekmeğinde, işinde
Şu fani dünyanın hayal düşünde
Bir garibin gönlünü aldın mı hiç?
Vicdanı kör olan kuldan sayılmaz
Cennetin kapısı mülkle açılmaz
Merhamet etmeyen rahmet bulur mu?
Bir yetimin gönlüne girdin mi hiç?
Malınla mülkünle övünüp durma
Sen misin o mülkün sahibi yoksa
En son gireceğin bir karış mezar
Şu dünyayı sırtından attın mı hiç?
Hüdai, sözünü tart da öyle de
Hakikat yolunda dur da öyle de
Hakka varmak için gayretin var mı?
Sen nefsini hesaba çektin mi hiç?
