Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

25 Şubat 2026 Çarşamba

Aklın çıkmaz sokağı...


Akıl, doğası gereği sebep-sonuç ilişkileri kurar ve dünyevi çözümler üretmeye çalışır; ancak aklın "çıkmaz sokak" dediği yerde, kalp devreye girer, sınırların bittiği yerde ise manevi teslimiyet başlar.

İnsan zihni, elindeki tüm doneleri tüketene kadar mücadele eder. Bu süreç aslında bir tür "fiili dua"dır. Çaba bittiğinde başlayan sözlü dua ise, çaresizliğin değil, en büyük güce sığınmanın bir ifadesidir.

Strateji, planlama ve mantık... Modern dünyada her şeyi aklımızla çözebileceğimize inanıyoruz.
Akıl bazen yorulur, yollar tıkanır, seçenekler tükenir... Ama insanın bitti dediği yer, aslında yeni bir kapının eşiğidir. O eşikte hayat, bazen en zeki insanın bile "çözüm bulamadığı" o noktayı karşımıza çıkarır. Bu nokta bir yenilgi değildir; insani sınırımızı fark etmemizi öğretir. Akıl durduğunda gönül konuşmaya başlar. Yâni dua, çaresizliğin son durağı değil, en yüce güce bağlanmanın ilk adımıdır.

Çünkü insan sınırlı bir varlıktır; aklı, bilgisi, gücü ve öngörüsü bir noktada tıkanır.
Dua ise, sınırlı olanın Sınırsız Olan'la (Mutlak Güç) kurduğu köprüdür.

Akıllı kişi, elinden geleni yaptıktan sonra "bundan sonrası benim dışımda" diyebilen kişidir. Bu noktada artık teslimiyetin huzuru başlar.

Mevlânâ derki:
"Çaresizlik, Allah'ın en büyük lütfudur. Çünkü dua kapısını ancak o zaman samimiyetle çalarsın."

Akıllı insan için dua, sadece bir "son çare" değil, aslında aklın rehberliğini yapan gizli bir dayanaktır. Akıl yolunu kaybettiğinde, dua ona yeni bir yol (veya o yola dayanma gücü) feneri olur.

Akıllı insan, çareler tükendiğinde dua kapısına sığınma zamanı geldiğini idrak eder...

Akıl her kapıyı  zorlar yorulur,
Hesaplar karışır defter dürülür,
Gözlerden semaya yaşlar dökülür, 
Çareler bitince başlar duaya.

Mantık kalesinde surlar yıkılır, 
Nefsin boğazına düğüm atılır. 
Çözüm deryasında sular bulanır. 
Sözler tükenince başlar duaya. 

Zekâ fener tutar akıl yoluna,
Teslimiyet gerek kulun aklına.
Yakarmak için Yaradan'ına
Açar ellerini başlar duaya

Çaba bizden, netice O’ndan. Elinden geleni yaptıysan, şimdi kalbini ferah tutma vaktidir.

"Çabanın bittiği yerde, teslimiyet başlar."