Seyfullah’ın bu dizesi, hem ahlâki bir uyarı hem de keskin bir toplumsal eleştiri taşır. Günümüz Türkçesiyle ifade etmek gerekirse:
"Bir parça ekmek için cahili/bilmeyeni övme; asıl cahillik (ve alçaklık) budur."
Dizeyi daha yakından incelediğimizde şu derinlikli anlamlar ortaya çıkar:
Nâ-dânlık: Cahillik, bilgisizlik; burada daha çok "karakter düşüklüğü" anlamında kullanılmıştır.
Bu dize, insanın izzet-i nefsini (öz saygısını) maddi kaygılar uğruna feda etmemesi gerektiğini hatırlatır. Şair burada iki tür yanlışa dikkat çeker:
Liyakatsizliği yüceltmek, hak etmeyen, cahil birini övmek gerçeği çarpıtmaktır.
Sırf karnını doyurmak veya bir çıkar sağlamak için eğilip bükülmek, şaire göre kişiyi övdüğü kişiden daha "cahil" ve zavallı duruma düşürür.
Neden "Asıl Cahillik" Budur?
Şair, teknik bir bilgi eksikliğini değil, ahlâki bir körlüğü hedef alır. Bir insanın cahil olması bir kusur olabilir, ancak bir arifin veya bilen birinin, dünya menfaati için o cahile methiyeler düzmesi bir karakter erozyonudur. "Asıl cahillik budur" diyerek, bilerek yapılan bu yanlışın bağışlanamaz olduğunu vurgular.
Şair, teknik bir bilgi eksikliğini değil, ahlâki bir körlüğü hedef alır. Bir insanın cahil olması bir kusur olabilir, ancak bir arifin veya bilen birinin, dünya menfaati için o cahile methiyeler düzmesi bir karakter erozyonudur. "Asıl cahillik budur" diyerek, bilerek yapılan bu yanlışın bağışlanamaz olduğunu vurgular.
Benzer Temalı Birkaç Beyit
Seyfullah’ın bu dik duruşunu destekleyen, Türk edebiyatının "eyvallahı olmayan" diğer meşhur bazı beyitleri şunlardır:
"Asaf'ın miktarını bilmez Süleyman olmayan / Bilmez insan kadrini alemde insan olmayan." Ziya Paşa
(Değer bilmek için değer sahibi olmak gerekir; insan olmayan insanın kıymetini anlamaz)
"Tok olan cümle cihânı tok sanır / Aç olan âlemde ekmek yok sanır." Nef'î
(Tok gözlü ve kanaatkâr olanın bakış açısıyla, hırslı olanın dünyayı algılayışı arasındaki farkı anlatır.)
Özellikle şu beyit Seyfullah’ın dizesine çok yakındır:
"Minnet ile gül koklama, al eline hârı (dikeni) ye / Namerde muhtaç olma, git kendi nânını (ekmeğini) ye."
Seyfullah’ın bu dik duruşunu destekleyen, Türk edebiyatının "eyvallahı olmayan" diğer meşhur bazı beyitleri şunlardır:
"Asaf'ın miktarını bilmez Süleyman olmayan / Bilmez insan kadrini alemde insan olmayan." Ziya Paşa
(Değer bilmek için değer sahibi olmak gerekir; insan olmayan insanın kıymetini anlamaz)
"Tok olan cümle cihânı tok sanır / Aç olan âlemde ekmek yok sanır." Nef'î
(Tok gözlü ve kanaatkâr olanın bakış açısıyla, hırslı olanın dünyayı algılayışı arasındaki farkı anlatır.)
Özellikle şu beyit Seyfullah’ın dizesine çok yakındır:
"Minnet ile gül koklama, al eline hârı (dikeni) ye / Namerde muhtaç olma, git kendi nânını (ekmeğini) ye."
