Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

3 Mart 2026 Salı

Eskinin o sessiz derinliğinde, insan insana emanetti...


Böyle yozlaşma yoktu daha dün, muhabbet ve hürmet samimiydi, insanlar güvenilirdi ...
Her şey saf ve masum idi...
Üstelik gül kokardı insanlık...
Şimdilerde ise her şey vitrinlik olmuş...
Her şey bir tık uzağımızda,
ama bir o kadar da ruhsuz...
Gönül kapıları bile çift dikiş kilitli...
Gülüşler maskeli...
Dostluklar ise sadece "görüldü"lerde saklı...
O gül kokulu vakitler,
eski bir radyo cızırtısında kaldı.
Kalmadı kapı eşiklerinde beklenen komşu selâmı
ve bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı...
Gözlerdeki pırıltı dilden dökülenden fazlaydı.
Söz senetti, öz ise emanet...
Kilit vurulmazdı kapılara,
Çünkü insan insana emanetti...

Neler mi eksildi?
Sofralarda nimet daha azdı ama bereketliydi; paylaşıldıkça doyardı gönüller.
Vefa bir günlük değildi, bir ömür boyu taşınırdı omuzlarda.
Huzur modernliğin gürültüsünde değil, bir "nasılsın"ın içtenliğindeydi.

Ekmek bile başkaydı...fırından yeni çıkmış o buğuda, aslında emeğin ve sabrın kokusu vardı. Şimdi her şey seri üretim, her şey biraz suni.

Eskiden insanlar birbirinin gözünün içine bakardı; şimdi sadece ekranlara bakıyoruz. Oysa gerçek bağ, iki çift gözün birbirine değdiği o şeffaf saniyedeydi.

Eskiden birinin kalbini kırmak "en büyük günah" sayılırdı. Şimdilerde ise kırıcılık, "dürüstlük" ambalajıyla pazarlanıyor.

Gölgeler büyüdü, ışık küçüldü...

Gökyüzü yine aynı mavi ama biz binaların arasında o maviliği unuttuk. Bahçeli evlerin hanımeli kokusu, yerini egzoz dumanına ve hırslı bir rekabete bıraktı. Kimse kimsenin "külüne muhtaç" olduğuna inanmıyor artık; herkes kendi hğkümranlık alanının kralı/kraliçesi olma derdinde.

"Eskiden eşya eskir, insan kıymetli kalırdı. Şimdi insan eskiyor, eşya ise hep baş tacı..."

"Zaman mı değişti, yoksa biz mi yorulduk?" diye sormadan edemiyor insan. Belki de dünya aynı dünya ama biz o saf insanlığın beyaz gömleğini bu devirde lekeledik...

Kibir kınından çıkınca, kılıç kesti vefayı,
Yitirdik bizler o eşsiz, o saf masum sevdayı.
Şimdilerde avuçlarda sadece küller kaldı;
Kaybetti bugün insanlık gül kokulu dünyayı.