Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

28 Mart 2026 Cumartesi

Etik değerler ve liyakat

 

Bir toplumun can damarı olan "etik değerler" ve "liyakat" erdemli yönetim sisteminin de temel taşlarıdır. Kötüye gösterilen müsamaha, sadece bir adalet kaybı değil, aynı zamanda toplumsal ahlâkın ve işleyişin temelden sarsılmasıdır.

Liyakat ve toplumsal etik bağlamında bu prensibi şu şekilde okuyabiliriz:

Liyakat Sisteminde "Şer" ve "Hayır" Dengesi

Liyakat, bir görevin o işe en ehil olana verilmesidir. Eğer bir yerde kayırmacılık, ihmalkârlık veya işini kötüye kullanma "hoşgörü" ile karşılanıyorsa, bu durum doğrudan liyakatli olanın hakkına saldırıdır.

İşini layıkıyla yapmayan birinin "idare edilmesi" (yanlış merhamet), o işi hakkıyla yapanın omuzlarındaki yükü artırır. Bu, çalışkan ve dürüst insanı cezalandırmaktır ve sessiz zulümdür.

Hak etmeyene gösterilen her "şefkat" veya verilen her haksız paye, liyakatli insanların sisteme olan inancını kırar. İnancı kırılan "iyi"ler, ya sistemden çekilir ya da enerjisini kaybeder. Kurumsal çürüme tüm toplum kesimlerini etkiler.

Toplumsal Etik: "Kötülüğün Sıradanlaşması"

Bir toplumda etik kuralları çiğneyenler (yalan söyleyen, haksız kazanç sağlayan, nezaketsizlik eden, hakkı olmayanı alan, layık olmadığı yere gelenler) sürekli affedilir veya "aman tadımız kaçmasın" diye görmezden gelinirse, bu durum kötülüğü ödüllendirmektir.

Kötü fiil ve tasarrufların emsal teşkil etmesi yozlaşmayı tetikler  Kötüye acımak, başkalarına "kötülük yapmanın bir bedeli yok" mesajı verir. Bu da etik değerlerin aşınmasına ve kötülüğün "yeni normal" haline gelmesine yol açar. İyilik bir ayrıcalık değil, bir "enayilik" gibi görülmeye başladığında ise  zulüm topluma tamamen yayılmış demektir.

Mütevazılık ve Samimiyetin İstismarı

Etik değerler arasında yer alan "tevazu (alçakgönüllülük)" ve "samimiyet", maalesef kötüler tarafından bir zayıflık olarak görülebilir. 

Mütevazı ve samimi insana karşı hoyrat davranan birine "merhametle" yaklaşmak, onun bu hoyratlığını pekiştirir. 

Erdemli insan, kötülüğe karşı dik durabilen, iyiliğe karşı ise boynu kıldan ince olandır. Kötüye karşı gösterilen sertlik, aslında iyiliği korumak için bir kalkandır.

Liyakat Terazisi:

Ehil olmayana iş vermek zulüm, işi ehli olana teslim etmek adalettir.

İhmali görmezden gelmek kurumsal ve toplumsal çöküşün alt yapısını oluşturur.

Hatayı düzeltmek ve bedelini ödetmek; güven, huzur ve verimlilik için şarttır.

Merhamet bir zaaf değil, bir yönetim sanatıdır. İyilerin kendini güvende hissetmediği, emeğinin karşılığını almadığı ve saygı görmediği bir düzende, kötülere gösterilen her türlü şefkat, vicdan terazisinde ağır bir vebal olarak tartılır...