Yollar ki çıkmazmış hep aynı yere,
Umutlar kabarmış coşmuş bir kere.
Yazılan ne varsa kapılmış sele,
Boşuna beklermiş yorgun bu gözler.
Emekler zayi mi oldu şimdi bak,
Kaderin elinde savrulan yaprak.
Gözümde tütse de o mutlu durak,
Yolların sonunda yitti menziller.
Gönül heybesinde kırık düşlerim,
Sessizce silinir gider izlerim.
Düğüm düğüm oldu içte sözlerim,
Sanki bir masalda kaldı o günler.
Yükledim sırtıma onca kederi,
Vaktin ufkundayız dönülmez geri.
Sönük lambaların cılız alevi,
Karanlık içinde soldu emeller.
Yılların yükünü vurdum sırtıma,
Kapıldım bahtımın rüzgârlarına.
Bakmadım dünyanın varı yoğuna,
Sonunda boş kaldı bekleyen eller.
Zamanın çarkında eridi ömür,
Yürekte köz bitti, her yanım kömür.
Gidenler bal idi, gelenler zehir,
Yalancı baharda kurudu güller.
Er olan dünya yükünü yüklensin,
Omuzuna dağlarca dert eklensin.
Her düşüşte bir kez daha dilensin,
Bu fani dünyada var kara günler.
Gönül bağım şimdi tarumar, viran,
Umut kuşları uçtu gitti yuvadan .
Bu can ki bedende gölge misali,
Kaybolur hayaller, yitik hem düşler.
Feleğin çarkında ezilir beden,
Kaderin elinde oyuncak gibi.
Nere baksam hüsran, kime gitsem yas,
Bitmiyor gamlar, bitmez çileler.
Dertler deryasında boğulur ruhum,
Bilirim bu yolda yapayalnızım
Bir umut ışığı da yok ufukta,
Bak yine kapandı özleyen gözler.
