İşte Anadolu irfanıyla harmanlanmış, divan şiiriyle mühürlenmiş gül, gülyağı ve gülsuyu yolculuğu:
Gül: Varlığın ve Cemâlin Remzi
Anadolu irfanında gül, "Gül-i Muhammedî" olarak anılır. O, Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) terinin kokusunu taşıdığına inanılan kutsal bir simgedir. Betimlemesi ise tam bir tezatlar sanatıdır: Yumuşacık yapraklarının (berk) yanında keskin dikenler (hâr) bulunur. Bu, "dikensiz gül olmaz" fehvasınca, vuslata giden yolun çileli olduğunu hatırlatır.
İrfani bakışla gül, kesret (çokluk) içindeki vahdeti (tekliği) temsil eder. Kat kat yapraklar dış dünyaya baksa da, hepsi tek bir gövdede birleşir.
Divan şiirinden bir misal:
Gül gül dedi bülbül o güle gülmedi gitti
Gül bülbüle bülbül güle yâr olmadı gitti
— Fuzûlî
Gülyağı (Itr-ı Şahî): Ruhun Özü
Gülyağı, binlerce gülün bir damlada hapsolmuş hâlidir. Maddenin yok edilip mananın süzülmesi sürecidir. Bir gram gülyağı elde etmek için milyonlarca gül taç yaprağının "ateşten" (imbikten) geçmesi, damıtılması gerekir.
İrfani bakışla gülyağı, insan-ı kâmil yolculuğuna benzer. Ham olan nefsin, dünya meşakkatleri ve ilâhi aşk ateşiyle kaynatılıp, saf ruhun ortaya çıkmasıdır. Beden (çiçek) solar ama öz (yağ) baki kalır.
Divan şiirinden bir misal:
Cihânı itriyât-ı ruh-bahşın eylesin ihyaGül-i ruhsârına şebnem gibi kurban olam cânâ— Bâkî
(O ruh bağışlayan kokun dünyayı diriltsin; ey sevgili, gül yanağına şebnem gibi kurban olayım.)
Gülsuyu: Arınma ve İkram
Gülsuyu, Anadolu misafirperverliğinin ve manevi temizliğin mührüdür. Camilerde, mevlitlerde ve sofralarda avuçlara dökülen bu serinlik, hem ferahlık hem de bir hatırlatmadır. Betimlemesi, "gülün ağlaması" gibidir; ateşle imtihan olan gülün, gözyaşı olup süzülmesidir.
İrfani bakışla gülsuyu, tevazuyu temsil eder. Gülyağı gibi saklanmaz, saçılarak başkalarına ferahlık verir. Bu, ilmin ve feyzin paylaşıldıkça güzelleşmesi felsefesidir.
Divan şiirinden bir misal:
Suya virsün bağban gülzârı zahmet çekmesünBir gül açılmaz yüzi tek virse bin gülzâre su— Fuzûlî (Su Kasidesi)
(Bahçıvan gül bahçesini suya versin/yok etsin, boşuna zahmet çekmesin; zira bin tane gül bahçesini sulasa da, O'nun [Peygamber'in] yüzü gibi bir gül açılmaz.)
Özetle Anadolu'da Gül Felsefesi
Anadolu insanı için gül; bir bitki biliminden öte, estetik bir ahlâktır. Gülün rengi (kırmızılığı) aşkı ve utanma duygusunu (hayayı), kokusu ebedi olanı, suyu ise cömertliği simgeler. Divan şairi için sevgilinin yüzü bir gül bahçesi, aşığın gözyaşı ise o bahçeyi sulayan gülsuyudur.
