Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

22 Ocak 2026 Perşembe

Gönül Kafesi ve Zümrüt Kanat..

 

Bir zamanlar, dünyanın en kalabalık şehirlerinden birinde, ruhu gürültüden yorulmuş Yusuf adında bir adam yaşardı. Yusuf’un bir özelliği vardı: Herkes ağzından çıkan kelimelere bakarken, o insanların gözlerindeki buğuya, ellerindeki titremeye bakardı. Çünkü o, gerçek bağın kelimelerle değil, gönül diliyle kurulacağına inanırdı.

Bir sonbahar sabahı, Yusuf’un pencere pervazına kanadı zedelenmiş, rengi gökyüzünün en derin mavisini andıran küçük bir kuş kondu. Kuş acı içinde çırpınıyor ama sesi çıkmıyordu. Yusuf onu avuçlarına aldı. O an ne bir "geçmiş olsun" dedi ne de acıyan gözlerle baktı. Sadece kalbini kuşun minik kalp atışlarına uydurdu.

Yusuf, kuşa bir isim vermedi; çünkü isimlerin sınırlayıcı olduğunu biliyordu. Ona iyileşmesi için bir yuva yaptı. Günler geçtikçe aralarında garip bir iletişim başladı: Sabahları kuş, kanadını hafifçe çırptığında Yusuf onun su istediğini anlardı.Akşamları Yusuf daldığında, kuş omzuna konup ensesine gagasını sürterdi; bu, "Yalnız değilsin" demekti.Fırtınalı gecelerde kuşun huzursuzluğu Yusuf’un içine bir sıkıntı olarak doğar, Yusuf da ona en sevdiği ezgiyi ıslıkla çalardı.

Çevresindekiler Yusuf’a, "Kuşla konuşuyor musun?" diye sorduklarında, Yusuf gülümseyerek; "Hayır, biz birbirimizi susarak dinliyoruz. O bana kuş dilini öğretiyor, ben ona gönül dilimi açıyorum," derdi.

Bir gün kuşun kanadı tamamen iyileşti. Pencere açıktı. Kuş, uçup gitmeden önce Yusuf’un parmağına kondu ve ilk kez öttü. Ama bu bildiğimiz bir kuş sesi değil, sanki binlerce enstrümanın aynı anda çaldığı bir senfoni gibiydi. Yusuf o an anladı: Kuş dili, aslında kainatın kalbiyle aynı ritimde atmaktı.

Kuş havalandı, gökyüzünde bir kavis çizdi ve gözden kayboldu. Yusuf yalnız kalmamıştı; çünkü artık rüzgarın fısıltısını, ağacın hışırtısını ve insanların maskelerinin ardındaki gerçek duyguları duyabiliyordu.

Dilini bilmediğimiz bir canlının kalbini duymak için kulaklara değil, geniş bir gönle ihtiyaç vardır.

Gönül dili ile kuş dili sessizliğin içinde yankılanırmış...