Kelime dağarcığını artırmak için çok okumalı... çok kelime ile düşünebilmek okumakla mümkün, bu aynı zamanda hayal edebilme gücünü artırır, muhayyile genişledikçe ise idrak artar, yeni ufuklar ve keşiflere pencereler açılır...
Kelimeler, sadece iletişim kurmaya yarayan araçlar değil; düşüncenin mimarisi, zihnin sınır taşlarıdır. İnsan, heybesinde ne kadar çok kelime taşırsa, dünyayı da o kadar geniş bir perspektiften görür ve anlamlandırır.
Bu sebep-sonuç zinciri, insan zihninin tekamül yolculuğunu çok güzel özetler:
Kelime dağarcığı ile tefekkür (düşünce) arasında sağlam bir ilişki vardır. Dil bilimci Wittgenstein’ın meşhur "Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır" sözü bu durumu çok iyi destekler. Kelimelerimiz ne kadar zenginse, soyut kavramları somutlaştırma, duyguları ayırt etme ve karmaşık fikirler arasında bağ kurma yeteneğimiz de o kadar gelişir. Az kelimeyle düşünen bir zihin, dar bir koridorda yürüyene benzer; çok kelime ise uçsuz bucaksız bir ovada yol almak gibidir.
Okumak aynı zamanda muhayyilenin (hayal gücünün) genişlemesini sağlar. Okumak, sinema gibi hazır görüntüler sunmaz zihne. Kitapta geçen her bir kelime, zihnimizdeki karanlık odada bir kibrit çakar. Okudukça o kelimelerin etrafında yeni dünyalar, hiç gidilmemiş coğrafyalar inşâ ederiz. Kelime çeşitliliği arttıkça, hayal gücünün tuvalindeki renk kartelası da zenginleşir. Nüansları fark etmeye başlarız.
Bu zincirin en tepe noktası ise "idrak"tır. Hayal gücü genişleyen insan, sadece görünenle yetinmez; görünenin ardındaki manayı, hikmeti aramaya başlar. İdrak ise yeni ufuklara kapı aralar;
- Olaylar arasında dikey bağlar kurar.
- Kalıpların dışına çıkar.
- "Bakmak" ile "görmek" arasındaki o muazzam farkı kavrar.
Bu durum, zihinde tefekkür kapılarını da sonuna kadar açar. İdrak arttıkça, insan hem kendi içine doğru derinleşir hem de dış dünyaya bakan pencerelerinden yepyeni keşiflerin kokusunu alır.
Sözün özü; çok okumakla başlayan o ilk adım, zihinsel bir kelebek etkisiyle insanı insan yapan en yüce melekeye, yani "anlama ve idrak etme" makamına ulaştırır.
Kendini, yeri göğü, börtü böceği, kuşu çiçeği okumak, onların kendi lisanlarıyla anlatmak istediğini anlamaya çalışmak ve idrak etmek, "kuş dili"ni öğrenmeye çabalamak, zihnimize yeni pencereler açar... zihniniz zinde, tefekkürünüz sağlam, idrakiniz ziyade olsun...
