Uyruğunu sordum da; dediki "menfaat...", ya vatandaşlık ?, dedi; :"dünya !"
Dedim; "bayrak, vatan, iman..."
dedi; "boşver çöpe at..."
☆☆☆
Dedim; "gençken yiğit(imsi) pozlar"
Dedi; "o gün öylesi, bugün böylesi rahat"
☆☆☆
Dedim; "peki hesap..."
Dedi; "içim pek rahat"
☆☆☆
Dedim: "ya vicdan !"
Dedi: "Ne diyorsun...bak işte, buna derler cüzdan !"
☆☆☆
Dedim: "yeşillik, orman, çamlar"
Dedi: "bardak oldu eski çamlar"
☆☆☆
Dedim; "yerin belli mi ?"
Dedi: "devrine göre...kimi zaman yanındayım kimi zaman karşıda"
☆☆☆
Dedim: "ne yetenektir bu !"
Demez mi, "etraf avanak dolu"
☆☆☆
Dedim: " ya hû bu ne hâl"
Dedi: "sürüye çalarım kaval"
☆☆☆
Dedim: "demek iş bitene kadarmış, tatlı dil ve şirin surat"
Dedi: "bir ömür gemimi yürüttüm boş versene be su at"
☆☆☆
Dedim: "ya sonuna gelince"
Dedi: "bulurum yine binecek at !"
☆☆☆
Arayan bulurmuş derler ya !
Neyi bulursun bilmem...
Neyi arıyorsan, o'sun, bildiğim bir şey varsa, kişinin gayesi kimliği olur !
Ve dedim:
....Belki ....bulursun !
e-Dergi: Fikir, Kültür, Edebiyat ve San'at, Popüler Bilim muhtevalı yazılar - Editör: Prof.Dr. Suat Kıyak - Redaktör: Nursultan Ahıskalı - İletişim: nefes.kelam@gmail.com
Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
26 Kasım 2019 Salı
25 Kasım 2019 Pazartesi
O günkü yirmilikler bugün olmuş altmış...
Simlerim, ziynetlerim, pullarım hep döküldü
Çatır çutur fındık kıran o dişlerim söküldü
Saman aleviymiş ömür, içimdeki "ben" öldü
Genç iken "ben", dünyayı oynatırım sanırdım
Fikreder, hayal kurar, kendim de inanırdım
Ne vakit vücudumun tüm kılları ağardı
Kamburum da belirdi, gençliğin cılkı kaldı
Bir gözümle maziyi seyreder de dururum
Ötekiyle, ikbalin hayaliyle avunurum
Keşkelerle yoğrulan faydasız pişmanlığa
Çoğu boşa geçen ömre, ah u vah eder dururum
Gün olur, heba etmişim ben ömrümü, der dururum
Gün gelir, müstakbel tul-u emel konuşurum
An olur, geçmişimle hesaplaşırım dururum
An olur, bir hatırada zamanı dondururum
Gel be hey adam derim, bırak hırsı haris olma
Şol dünyaya sarılarak hesap edip de kahr olma
Gözünü havaya dikip uçan kuşu hiç kıskanma
Doğdu isen, mecbursun bu ırmakta ıslanmaya
Keyfin bilir, kirişi kırsan da işte adresin dünya
23 Kasım 2019 Cumartesi
Kutup yıldızı gibi...mihmandar
Güneş gibi olmalı insan
İçten içe yanmalı
Karanlıkları delen
Işık hüzmeleri saçmalı
Üşüyüp titreyenleri
Sarıp sarmalamalı
☆☆☆
Ay gibi Mehtap gibi
Uhreviyyete doğmalı
Gâh hilâl gah Dolun ay gibi...
Zamanı bildiren
Semâda asılı bir takvim gibi...
Olmalı insan.
☆☆☆
Yahut olmalı yıldızlar gibi...
Karanlık tavandan sarkan, pırıltılar gibi
Kutup yıldızı gibi olmalı
Aysız günsüz karanlıkta
Yolunu kaybetmişlere yön vermeli
Mihmândar gibi, rehber gibi
Kılavuzlamalı insan...
☆☆☆
Kuyruklu yıldız olmamalı
Dünyaya düşen meteor gibi
yanmamalı insan...
Yıldızını ise kaydırmamalı
İnsan...
☆☆☆
Bilen desin !
sanki;
Günü ayı yıldızı
Gözlüyorlar dünyamızı
Paylaşıyorlar yalnızlığımızı
☆☆☆
Var oldu derler:
Kâinat dünya için
Dünya "insan" için
Bir ve Kâmil insan için
Seyyidül kâinat için
Yaratıldı ins ve cin
Anca ve illa kulluk için
Kulluğuysa Rabbi için
☆☆☆
Hazinesini saçmış
Zerreden tâ kürreye
Ondan insan çıkartmış
Haddini bilsin kul diye
22 Kasım 2019 Cuma
Beynin lobları... "...vira bismillah" ve "inşâ'Allah"...
Biri gönül iklimine; san'at, edebiyat, duygusal zekâ, ahlâk, erdem, inanç ve irfâna yönelik, tefekkür âlemine me'mur...
Diğeri akıl, mantık, ölçü-biçki-dikiş, hesap-kitap, kazanma ve kâr hırsı, dünyayı imâr, "ben"i inşâ, ötekine omuz silkme/burun kıvırmak, tartıp durmak...matematiksel zekâ ile muhkem...
☆☆☆
Kuş iki kanatlı, kanatları fonksiyonel ve gelişkin ise uçar bir yerden ötekine, beri yandan öte yana...tabi tavuk değil ise !
☆☆☆
Hikâye edilir ya; kuşlar yaratılmış ve bir tüneğe konmuşlar, kanatlarını açıp kapatarak kontrol ettikten sonra hava akımının üzerine yerleşerek bu organları ile havalanabileceklerine kanaat getirmişler ve aralarında, kanatları hakkında konuşmaya, fikir yürütmeye başlamışlar. Nihayetinde tavuk hariç diğerleri:-Bunları çırparak havalanır ve inşâ'Allah uçarız demişler...(*)
Bu konuşmalara kulak misafiri olan tavuk kendi kendine; "işte kanatlarım var ya, tabiki uçarım ben de..." diye söylenmiş !
Kartal:
-Haydi üçe kadar sayacağım, hep beraber uçalım...1, 2, 3.
Tavuk da bu komutla birlikte kanatlarını açıp tünekten aşağıya kendini bırakmış bırakmasına da, diğer kuşlar havada uçabilmenin tadını çıkarırlarken, yere doğru hızla düşüşe geçmiş tavuğun, yere çakılırken kocaman gövdesinin çıkardığı "plofff" sesini duymuşlar...
Kartal doğana dönerek:
-Gördün mü bak ! güvendiği kanatları sonunu getirdi !
☆☆☆
Kanadı kırık kuş mu dediniz ? O uçanlara bakar durur, yana yakıla...
☆☆☆
Beyin loblarının bu farklı işlevselliği amir/memur, efendi/köle durumunu çağrıştırır gibi... !Kim efendi, kim köle olmalı ?
Yahut, hangisi amir hangisi memur !
Bir arif zat derki;
"Gönül geminin makine dairesindeki makinist, akıl ise kaptan köşkünde olan ve seyr ü seferi yöneten kaptan ! İkisi danışıklı olur ve haberleşirlerse geminin rotadan çıkmaksızın gideceği limana varmasını sağlarlar, işte buna da akl-ı selim denir."
Makinist görevini yapmazsa gemi okyanusun açığında kalır, velevki kaptan işinin başında olsa da...
Kaptan görevini yapmazsa, denizi görmeksizin makine dairesinde çalışan makinist, ne zaman motor devrini artırması/azaltması gerektiğini nerden bilecek, ya okyanusta rast gele dolaşır bu gemi, yahut kayalıklara çarpar veya "kara"ya oturur...!
Arzu edileni akl-ı selim, kalb-i selim sahibi "insan" olmak ise, iki kanatlı olarak ..."vira bismillah" ve "inşâ'Allah" !
Tavuk benzeri tercih yapanlar da var tabi, aklı (sadece ve sadece dünyalığa gidik) ve gönlü (çıfıt çarşısından kalabalık) olan, asıl amacı dışında gemiyi okyanusta serserice kullanıp dolaşanlara eğer anlayış kıtlığı yoksa demeli:
"İllallah, illa Allah..."
---------'
(*) Hiçbir şey hakkında sakın: “Yarın şunu yapacağım” deme! (Bunun yerine:) “İnşâ'Allah (ancak Allah dilerse yapacağım de). Böyle (İnşâ'Allah) demeyi unuttuğunda ise Rabbini an ve: “Umarım ki, Rabbim beni şimdikinden daha doğru davranışa muvaffak kılar” de. (Kehf sûresi, 23-24)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




