Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Haziran 2019 Cumartesi

Koşu nereye ?...

Menfaate satılmayan
Acze düşüp el ovmayan
Talancıdan hesap soran
İnsanlığa koşan var mı ?

Karanlığı aydınlatan
Zulmü adaletle kovan
Cehâleti düşman sayan
İnsanlığa koşan var mı ?

Garibin yanında olan
Yetimi sarıp koklayan
Fukaraya hami olan
İnsanlığa koşan var mı ?

Lâfı taşıyıp durmayan
Boşa çeneyi yormayan
Yan çizmekten hoşlanmayan
İnsanlığa koşan var mı ?

Özü sözü doğru olan
En çok sevmediği yalan
Şeytanı kendinden kaçan
İnsanlığa koşan var mı ?

Kul hakkı yemekten korkan
İnsana insan davranan
'Mekr-i İlâhi'den korkan
İnsanlığa koşan var mı ?

İnsan doğup insan kalan
Rüzgâr esse savrulmayan
Hak için seven ve sayan
İnsanlığa koşan var mı ?

28 Haziran 2019 Cuma

Tûtî ve mukallid...

Erbâb-ı muhlis sanmışız ıraktan bakınca
Mukallidmiş anlaşıldı yanına varınca 

Hem âsâr-ı hakîkatden dem vuruyor sandık
Meğer o bir tûtî imiş ötünce anladık

Mukallid olsa kişi değilse ehl-i tahkik
Zinhar himmeti olmaz hem olmaz asla refîk

Mukallidâne olan ehl-i hakîkat olmaz
"Mukallibü'l kulüb"ü idrâk edip anlamaz

25 Haziran 2019 Salı

Öte-beri dualizmi...

Zenginleştikçe fakirleşenlere 
acımalı mı ?
Ya büyüdükçe küçülenlere...
☆☆☆
Bulduk zannı ile 
sevinç narası atarken 
kaybettiklerini aklına getirmeyenlere ne demeli...
☆☆☆
Yükseklik özlemi ile 
zirve iştihâsı kabarırken, 
içini bodurlaştıranlara çok yazık...
☆☆☆
Öte-beri dualizmi ile 
her şeye deterministik yaklaşıp
ikilem çıkmazında 
ruhlarını boğanlar, hayatı yeniden okumalı...
☆☆☆
Kerihi mübahlaştırıp 
gıdım gıdım 
fıtrattan uzaklaşanlar, ne çok zararda...
☆☆☆
Oyun oynaşa dalıp
ömrü harcayanlara diyecek bir şey yok...
☆☆☆
Altının ışıltısı ile
gönlü kararmışa kuyumcu ne yapsın...
☆☆☆
Aman ha ! Gaflet yorganı altında aklını uyutma...
☆☆☆
Seyret göresin, mevki şarhoşunu
acı kahve ayıltmaz, 
illa ki minder altından kaya...
☆☆☆
Acınır; dünyası zenginleşirken,
gönlü fakirleşip çoraklaşana...

22 Haziran 2019 Cumartesi

Havadan sudan konuşma...

-Efendim bugün şöyle hasb-i hâl edelim, "havadan, sudan konuşalım" derler ya...ne dersiniz ?

-İyi dedin, evet birazda havadan sudan olsun sohbet edelim, öyle yapalım da ancak havamız da sularımız da kirletilmiş...hani eskiden olsa bunları konuşmak iyi olurdu değil mi ?

-Doğru, demekki "havadan sudan konuşmak" özdeyişi de lisânımızdan rafa kalkacak artık...

-Evet azîzim, dünyadaki her şey dünya nüfusunun az buçuk bir kesimi için daha fazla konfor, daha fazla rahat adına tüketilmesi mübah bir metâ olarak görülmüyor mu ? Ve gücü elinde bulunduranlar bunu kendileri için mükteseb hak saymıyorlar mı ?

-Saymaz olurlar mı ? Süper güç isem her tarafda at koştururum, oyunun kurallarını her yeni duruma göre işime geldiği gibi belirlerim, kimseye de hesap vermem, yeraltı-yerüstü bütün zenginlikleri ben kontrol ederim yaklaşımları dünya nüfusunun gözü önünde cereyan etmiyor mu ?

-Çok doğru, yüksek teknolojiye sahip olan hükmediyor...

-Meselâ, sağlık sektöründe hastalık ve ilaç, tedavi yöntemi pazarlamacılığı ilişkisi gibi. Ya da bilgisayar virüsü ve anti-virüs ilişkisi gibi...aynı mahfiller bir yandan virüs üretip bulaştırıyorlar, diğer yandan anti-virüs yazılımları satıyorlar.

-Azîzim onunla da kalmıyorlar, her alanda tekelleşme ve tektipleştirme faaliyetleri bu yüzyılda diğer gelişmeler ile paralel götürülüyor.
Meselâ global kültür unsurları; tv, belgeseller, diziler, internet vasıtaları, youtube kanalları ve ceplere kadar giren uygulamalar sayesinde dünya çapında yaygınlaşmadı mı ?
Bu sayede gençlik üzerinde mühendislik çalışmaları yapılarak, tüm dünyada popüler kültür millî kültürü hallaç pamuğu gibi atmaya çalışmıyor mu ?

-Çok haklısınız, bir memleket düşünün ki, binlerce yılda oluşmuş olan anane, gelenek ve kültürü var... asırlar boyu beslenip büyütülmüş kültür çınarının köklerine bu vasıtalar ile asit dökülmeye çalışıyor, kurusun da bir daha yeşeremesin diye...neticeyi de kısmen alıyorlar, içten korozyona  uğramış dışı iyi/erdemli görünümlü nesiller.

-Ve böylece; içi boşaltılmış etiketliler, kurmay görünümlü onbaşılar, erozyona uğrayanlar, küçük avların peşindeki sürüngenler, el ovuşturmakla menfaat teminini alışkanlık hâline getirenler.... derleme derûnî (!) bilgi ile her konuda ahkâm kesip bilge-ermiş-azîz-feylesof havalarında gezenler, istikbâldeki hesapları yüzünden hakkı ayakta tutmak yerine haksızlığa zimnî (örtülü, dolaylı) destek çıkanlar, suya sabuna dokunmadan geçinip gidenler...evet bunlar giderek daha çok görünür olmaya başladılar...bilgi çağında bilgi akışı çok hızlı olunca parçalar daha çabuk birleşiyor, maskeler değil yatsıya, ikindiye kadar bile yüzde asılı kalamıyor !

-Efendim kurmay görünümlü onbaşı ifadesi ülkede sadece kuş serisi  teneke otomobillerin fahiş fiyata satıldıkları yıllar öncesi satılık oto ilanlarını hatırlattı:
"1982 model doğan görünümlü şahin".
Evet bak ne güzel, hem havadan hem de sudan konuşarak konuyu bağlamış olalım; "İnsan görünümlü insan", "Usta görünümlü çırak"...

-Eyvallah, düşüncesi ve niyeti temiz olmayanın verdiği nefesindeki hava kirlidir...yine, suyun ve sabunun temizleyemediği kirler var ki, bunlarla bulaşık olanlardan Allah (c.c.)'a sığınmalıyız vesselâm.