Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

3 Mart 2019 Pazar

Mikro dünyadaki ihtişâm...

Böceğin petek gözü...bazılarında 30.000 göz kamerasından oluşmakta...Farklı açılara bakan bu gözlerden aldığı görüntüleri "puzzle" parçaları gibi birleştirerek tek parça görüntü halinde işleyerek görür.
Kişi aklı kadar değil ilmi kadar görürmüş
Gördüğünü de ancak ilmi kadar  bilirmiş

Mânâ içre mânâ var ki künhü bilinemezmiş
Bir tutam maydonoz için ömür tüketilmezmiş
Buz kristalleri
Göz var, göz var…ancak ışığı görürmüş bazısı
Nesneleri objeleri göremezmiş kimisi

Milyon kez büyütüp baksa kişi iğne ucuna
Hayretten dilini yutar döner bakar pabucuna
Hastalık etkeni bakteri
Sığmış oncası milimetrenin milyonda birine
Nasıl sığar akıl almaz işçiliği çok ince
Toz akarı
Hele bir de az biraz da ilminden nasibliyse
Aşk libası giyilirmiş cazibe görülünce

Bilenlerle bilmeyenler olmazmış ki asla bir
Bilmek BİR'e erdirir, aksi şirktir, ikiliktir.
Deri epiteli yüzeyi

2 Mart 2019 Cumartesi

Kün fe yekün !

Ol deyince olduran var 
O...sen değilsin 
Yana döne bulduran var 
O...sen değilsin

Dere tepe gezdiren var
Deryâları yüzdüren var
Sudan çember döndüren var
O...sen değilsin

Buzu eritir su olur
Su ısınır çıkar göğe
Bulut olur yağmur olur
Bu çemberi "O" döndürür

Gözün ile gördüren var
Kulağınla işittiren
Ayağınla yürüttüren
O...sen değilsin

Lokmalardan kan yapan var
Kandan sütü çıkaran var
Yemek ile ısıtan var
O... sen değilsin

Güneşi tutuşturan var
O ateşle nur saçan var
Yıldızları kandil gibi
O boşlukta bir tutan var

Kuru odunu yeşerten
Günü geceyle örten var
Suda boğmadan yaşatan
Balığa bir can veren var

Nerden geldin sen ey insan
Başlangıcına baktın mı ?
Bir atık su borusundan
Nasıl geçtin anladın mı ?!

Hükmün vücuduna geçmez
Sen sen ol da haddini bil
Ey dünya âlem beğenmez
O seninle edebli ol

Uyuyunca uyandıran
Ölü iken diriltmez mi ?
Kıştan yazı planlayan
Küçük hesabı görmez mi ?

Gel yazını kış eyleme
Vazgeç kem bir söz söyleme
De "ben ettim sen eyleme"
Söz verdiysen dök eyleme
__________
Kün fe-yekûn: Allah “ol” dedi oldu – “ol” der olur.
☆☆☆
Bakara sûresi 117. ayet: O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.

Âli İmrân sûresi 47. ayet: (Meryem), “Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?” dedi. Allah, “Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir” dedi.

Âli İmrân sûresi 59. ayet: Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona “ol” dedi. O da hemen oluverdi.

En`âm sûresi 73. ayet: O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın “ol” deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

Nahl sûresi 40. ayet: Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, “ol” dememizdir. O da hemen oluverir.

Meryem sûresi 35. ayet: Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “ol!” der ve o da oluverir.

Yâsîn sûresi 82. ayet: Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.

Mu`min sûresi 68. ayet : O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece “ol” der, o da oluverir..

1 Mart 2019 Cuma

Nerde kaldı sözü senet insanlar...!

A utanmaz yüzsüzler, a yolları kesenler
İnsanın yüzkarası, eşkiyadan beterler

Arsıza yakışır da, yakışmaz bu insana
İnsanların aklıyla bu nasıl bir oynama

Yoksa ipin ucunu çekti mi yine putlar
Büründüler mi kuzu postuna yine kurtlar

Bugün mızıklayanlar yarın malı götürür
Haccac'a taş çıkartır zulüm eder öttürür

Eskilerde mi kaldı sözü senet insanlar
Ne çok açıkgöz varmış, hey gidi insanlık hey

Gönül dolmuş değil ki; indi, bindi yapasın...!

Gönlü dolmuş olanlar...!
Aşağıdaki manzum satırlar bir Hicaz şarkıdan mülhem ve ironik bir bakış açısı ile kâleme alınmıştır…
~ ○ ~
Gönül; sanki dolmuş,
sen de söforü…
Öyle bir doldurulmuş,
arabesk karesörü.

Ehliyeti alırsa eğer söfor şeytandan !
Muhtemel güzergâh da
ego navigasyonundan
☆☆☆
Gönül dolmuşu ile eğer çıkılırsa sefere;
biri iner, biri biner,
ve boş kalmaz minderler…
Yeni yolcu gelirverse...
Biraz ilerleyin derler.
☆☆☆
Gönül değil,
sanki;
Sincan dolmuşu mübârek…
Biri iner, biri biner,
son durağa doğru gider...
☆☆☆
Balık istifi dolunca,
nefes yeri kalmayınca
gönül dolmuşu şöforu,
Angıt avlamayı keser...

Gönül değil,
sanki;
Sincan dolmuşu mübârek,
biri iner, biri biner,
son durağa doğru gider.
☆☆☆
Boşalınca az biraz
gönül dolmuşu,
tarar gözler; sağı, solu, güzergâhı ve yolu…
bir de rakip dolmuş görülürse eğer,
bir kovalamacadır, sürer de gider...

Gönül değil,
sanki;
Sincan dolmuşu mübârek…
biri iner, biri biner,
son durağa doğru gider.
☆☆☆
Bak evlâdım;
gönül var ya…
unutma o bir dolmuş değil  ha !
Ki, sakın; indi, bindi yapılmaya…
Yeni müşteri buldukça,
doldurulmaya…

Ve;
unutma evlâdım,
gönül hırsızları da var ha !
Girmemeli şunlar asla oraya:
Dünyalık sevdaları...
malı, mülkü ve makamı...
Hırsı, kini ve tamahı...
Kibri, cehli ve hicâbı...
Asla sokulmamalı, ...hiçbirisi oraya
Gayrısı da girmesin gönül denen saraya…!
Çünkü gönül, tahsisli,
yalnız Yaratıcıya (*) !
__________
(*) “Ben yere göğe sığmadım, ancak mü'min kulumun kalbine sığdım.” Buyurmaktadır Allah Teâla hazretleri bir  Kudsi hadisde.