o ses ile çıktım yola.
Ses nereye ben oraya
savruldum...
Yunus çıktı karşıma
"Bana Seni gerek Seni" dedi Yunus
Yunus'ça iklimde biraz soluklandım.
Dedi:
"Bu yol uzaktır menzili çoktur,
Geçidi yoktur derin sular var
Girdik bu yola aşk ile bile,
Gurbetlik ile, bizi salan var."
Anladım dedim
Sonra düştüm çöllere
Kays gibi
yalın ayak bağrı yanık
Buldum...işte Leylâ karşımda
Bulmuştum Leylâ'yı ya !
Çöllerde bulduğum Leyla’da
tam karar kıldım ki,
rast geldi Tapduk Emre
dedi ki:
Geçidi yoktur derin sular var
Girdik bu yola aşk ile bile,
Gurbetlik ile, bizi salan var."
Anladım dedim
Sonra düştüm çöllere
Kays gibi
yalın ayak bağrı yanık
Buldum...işte Leylâ karşımda
Bulmuştum Leylâ'yı ya !
Çöllerde bulduğum Leyla’da
tam karar kıldım ki,
rast geldi Tapduk Emre
dedi ki:
"bak evlat
Leyla’dan geçmeden
Mevlâ’ya varılmaz..."
Halbuki ben varmıştım
meğer öyle sanmışım
O seda ile geldim kendime.
Yürüdüm yürüdüm
kan ter içinde
Tapduk Emre'nin izinde
Yunus'ca sözler yankılandı özümde:
"Yunus Emre der ki dünya yalandır
Güvenme malına malın talandır
Seherde aşıka uyku haramdır"
Çıktım hayret damına
Vardım aşk divanına
Ve nihayetsizin nihayetinde
Ne Mevlana ne Yunus
ne Kays ne Leyla vardı
Sadece O, yüce yaradan kaldı...
Leyla’dan geçmeden
Mevlâ’ya varılmaz..."
Halbuki ben varmıştım
meğer öyle sanmışım
O seda ile geldim kendime.
Yürüdüm yürüdüm
kan ter içinde
Tapduk Emre'nin izinde
Yunus'ca sözler yankılandı özümde:
"Yunus Emre der ki dünya yalandır
Güvenme malına malın talandır
Seherde aşıka uyku haramdır"
Çıktım hayret damına
Vardım aşk divanına
Ve nihayetsizin nihayetinde
Ne Mevlana ne Yunus
ne Kays ne Leyla vardı
Sadece O, yüce yaradan kaldı...
