Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

21 Nisan 2026 Salı

Dünya Pazarında...

Dünya pazarında kelâm ehli miyiz, yazar kasacı mı, pazarlamacı mıyız, alıcı mı?

"Dünya pazarında tezgâh açılır, kim neyi satıyorsa onu pazarlar, her şey o pazarda alıcı bekler, her bir şeyin de başka başka alıcısı var; kimi mücevher satar kimi incik boncuk; kıraathânede de ne kıraatlar olur, kimi lâf-ı güzaf eder, kimi hikmetten söyler, kimi mal mülk derdinde, kimi âdemiyette...bir pazar kurulmuş herkes pazarcı, ya kelâm ve kalem ehli yahut yazar kasacı"

Hayat, devasa bir pazar yeri... Şehrin en kalabalık meydanında sabahın ilk ışıklarıyla tezgâhlar açılır. Kim neyi satıyorsa onu pazarlar; her şey o pazarda alıcısını bekler. Her nesnenin, her düşüncenin ve her niyetin kendine has bir talibi vardır. Kimi pırıltılı mücevherler serer önüne, kimi rengârenk ama içi boş incik boncuklarla oyalar gözleri. 

Aslında bu pazar, sadece alışverişin değil, "insan kalitesinin" de tartıldığı bir yerdir.

Pazarın hemen yanındaki o büyük  "Hayatın Kıraathânesi"nde ise bambaşka bir trafik akar. "Okuma yeri" olması gereken bu mekânda, her kafadan bir ses çıkar. Kimi "lâf-ı güzaf" eder; sözü tüketir, vaktini "kıyl ü kal" ile öldürür. Kimi sadece mal mülk derdini masaya yatırır, rakamların soğukluğuyla ısınmaya çalışır. 

Bir köşede sessizce oturan birileri vardır ki; onlar "hikmetten" söyler. Onların derdi ne mülktür ne de gösteriş; onlar sadece "âdemiyet" (insan olma) derdindedir.

Kalem mi, kelâm mı, kasa mı?

Bu büyük karmaşanın içinde aslında hepimiz birer pazarcıyız. Kimimiz ruhunu, kelâmını ve kalemini kuşanmış birer "kelâm ehli" olarak oradayız; kimimiz ise her şeyi kâr-zarar terazisine vuran birer "yazar kasacı"... 

Unutmayalım ki; bu pazarın en kıymetli metaı, rakamlarla ölçülemeyen "insan" dır, dünyaya insan olarak gelenin, insan kalabilmesi ve insan olarak göçebilmesidir aslolan...

Bir nefesle bu kelâmı manzum ifade ile mühürleyelim:

Dünya pazarında tezgâh açılır,
Kim neyi satıyorsa onu pazarlar.
Her şey o meydanda alıcısını bekler,
Her bir şeyin de başka başka alıcısı var...
Kimi mücevher saçar avuçlarından,
Kimi incik boncukla oyalar ömrü.
Bitli baklayı kör alıcıya pazarlar kimi
Sütten çıkmış ak kaşık rolündedir, bir kirli
Kıraathânede ne kıraatlar olur;
Kimi lâf-ı güzaf eder, vakti tüketir,
Kimi hikmetten söyler, öze dokunur.
Kimi mal mülk derdinde bir ömür boyu,
Kimi âdemiyet peşinde, sessiz ve derin...
Kimi muhabbet tellalı, kimi palaz avcısı,
Bir pazar kurulmuş, herkes pazarcı;
Ya kelâm ve kalem ehli,
Yahut yazar kasacı.