21 Mart 2026 Cumartesi

Aslından kopanın hükmü...

Whatsapp ile Paylaş

Kurdu kuzu zanneder bizim münevver,
Aslını bilmeden hemen hükmeder.
Beynine doldurmuş zırva fikirler,
Dost sanıp düşmana sırrını verir.

Gönül aynasına toz konmuş bir kez,
Mertliği unutup, namertle gezer.
Aslına sövmeyi marifet bilir,
Kendi ocağına inciri diker.

Batı’nın çöpünü hikmet sanarak,
Her nefes zehirli süte banarak,
Sönmüş küllerinde boşa yanarak,
Bulanık sularda hayaller dokur.

Koyun postu giymiş kurdu alkışlar,
O baharı bekler gelirken kışlar.
Hakka secde etmez, bükülmez başlar,
Zalim kapısında boynunu büker.

Gönül gözü kapalı, baksa da görmez,
Kendi milletine bir değer vermez.
Hakikat yoluna başını koymaz,
Yalan rüzgarında yelken geriyor.

Asırlık çınarı köksüz sanıyor,
Elin kovanında balın arıyor.
Kendi yarasına tuzlar banıyor,
Dermanı uzakta boşa arıyor.

Özüne yabancı, diline bizar,
Kendi elleriyle kuyusun kazar.
Maziye küfreder, istikbal yazar,
Güneşi balçıkla sıvar duruyor.

Hakikat sırrına ermek güç imiş,
Cahilin lisanı keskin uç imiş,
Bilgi dediğin bir ağır göç imiş,
Menzile varmadan talkın veriyor.

Ayna tozlanınca suret gizlenir,
Doğru söze her gün sitem eklenir,
Vefa pazarında hile beklenir,
Ömür sermayesin salkım veriyor.

"Kendi toprağına yabancı olana, 
gökyüzü de emanettir."